0

Yurtta Barış Dünyada Barış Ne Anlama Gelmektedir?

Hiç şüphe yok ki Mustafa Kemal Atatürk, dünyaya gelmiş olan en büyük devlet adamıdır. Bu vasfı sonuna kadar hak etmektedir. Sadece Türk ulusunun değil tüm dünyanın saygı duyduğu bir önderdir. Karakteristik özellikleri, siyasi stratejileri, askeri başarıları ile bir ulusun yoktan varoluşunun en önemli mimarıdır. Çok erken yaşta hayata veda eden büyük önder hayatının tamamını gerek bir asker olarak gerek sıradan bir vatan sever olarak, yıllarını ulusun bağımsızlığı için mücadele ederek geçirmiştir. Osmanlı imparatorluğunun çökmeye başlamasıyla İtilaf devletleri imparatorluğun sahip olduğu toprakları teker teker işgal etme çalışmaları içine girmişlerdi. Tek amaçları, çöküş süreci içerisinde olan Osmanlı imparatorluğunu aralarında paylaşmaktı. Bu gidişata birilerinin dur demesi gerekiyordu.

Mustafa Kemal Atatürk; hür, bağımsız, ulusun özgürlüğünün hiçbir ülkenin boyunduruğu altına girilmemesi için silah arkadaşlarıyla birlikte 19 Mayıs 1919 yılında yeni bir devletin temellerini atmak için Milli Mücadele hareketini başlatmıştır. Bu tarihten bir yıl sonra 23 Nisan 1920 de büyük millet meclisini kurarak bağımsız bir ülke kurma konusunda ne kadar kararlı olduğunu işgalci ülkelere göstermiştir.

Vatan topraklarının bir metre karesini bile feda etmemek için verilen zorlu mücadele yıllarından sonra nihayet Cumhuriyetin ilan edilmesinden çok kısa bir süre önce işgalci devletlerin yenilgiyi kabul etmesiyle 23 Temmuz 1923 de ülke sınırlarımızı doğudan batıya, güneyden kuzeye kadar Lozan Anlaşmasıyla sonsuza kadar belirlenmiştir. Kurulan bu yeni ülkenin sonsuza kadar payidar kalabilmesi için ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk 29 Ekim 1923 de Cumhuriyeti yani tam bağımsız Türkiye Cumhuriyetini ilan etmiştir

Atatürk hiçbir zaman savaştan yana bir düşünce içerisinde olmamıştır. Çünkü savaşın hiçbir zaman kazananı olmayacağını bilmekteydi. Türk ulusu yıllardır savaşmaktan ekonomik olarak büyümeye fırsat bulamamıştır. Ülkenin ekonomide, eğitimde, modern hayatta ilerleyebilmesinin tek çaresi yurtta barışın sağlanması olduğunu biliyordu. Barışın ne kadar önemli bir kavram olduğunu 1931 yılında yapmış olduğu bir konuşmada yurtta barış dünyada barış diyerek, sadece kendi ulusu için değil tüm dünya için barış istediğini vurgulamıştır.

Atatürk’e göre savaş sadece bir ülkenin topraklarının başka ülkelerin işgal etmek istemesiyle, vatanın müdafaası için yapılması gereken bir durumdu. Bir ülkenin gelişmesi ve kalkınması için sadece kendi içinde barışın sağlanması yeterli değildir. Barış ve huzur ortamının tüm dünyada sağlanması gereklidir. Ülkelerin ekonomik olarak gelişmesi birbirleri ile yapacakları ticari anlaşmalar ile mümkün olmaktadır.

Sosyal Medyada Paylaş
TwitterFacebookWhatsAppGoogle+

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir